
Şehirler yıkılmıştı o gece ve insanlar o şehirlerin altında kaldılar. Böyle bir yıkımın yoktu eşi benzeri dünyada. Sanki 10 şehir değil de, 10 dünya çökmüştü ülkeme. Herkes yardım diye bağırıyordu bağırabildiği her yerden belki hepsinin değil ama birçoğunun yardım çığlığını birileri duyuyor, birileri görüyor, birileri okuyordu ama kimsenin elinden bir şey gelmiyordu. Göz göre göre, bir insanı kaybetmek, bir ülkenin mahvoluşunu izlemek, çaresizlik ne demek o gün öğrendim. İnsanların üzerine onlarca kat, tonlarca ağırlıkta binalar çökmüşken; beton ve demir yığınlarının altında eziliyorken bile bazıları hayata tutunmayı başarmış, hayattayız, buradayız, yardım edin diye seslenişleri duyulmalarına rağmen yeterli ekip bulunmadığı için can veriyorlardı. Koskoca binanın altında değil çaresizliğin altında ezilerek ölüyorlardı sanki. İnsanlar göçükten çok, elini tutan olmadığından nefessiz kalıyorlardı. Gözler önünde insanlar kaybediliyor, son nefesler veriliyor, şehirler yok olu...